İzolasyon

Uzaklarda bir yerlerde huzurun bulunduğu bilinirken hissedilen o garip duygu vardı içinde. Burada, ormanın sınırına yakın kulübesinde, elinde bir tüfek ile geceyi atlatmayı çalışırken bu duyguyu düşünüyordu adam. Şehrin ışıklarını uzakta, bulutlara yansırken görebiliyor ve bazen geçen iki üç uçağın sesini duyuyordu evet. Ancak uzaktı şehre ve şehrin getirdiği bütün konforlu şeylere.

Şikayet etmezdi, çünkü şehrin neler içerdiğini biliyordu. Ne yazık ki bu gece, ormanın da aynı şeyleri içerdiğini fark etmişti ve kaçabileceği bir şey yoktu.

Rüzgar yön değiştirip, ses havada bir balerin gibi hareket ederken de bunu düşünmeye devam etti. İki el yakasını kavrayıp onu sandalyeden düşürdüğünde, üzerine kuvvetini verdiğinde her şeyin ne kadar anlamsız olduğuna inanmaya devam etti. "Acaba?" dedi, "Şehir bundan kurtarır mıydı beni?". Şüphelerle allak bullak olurken önce yüzü, sonra ciğeri parçalandı pençelerle.